Dünyanın en büyük sosyal ağı Facebook‘un sahibi olduğu fotoğraf paylaşım ağı Instagram bugün, aylık 100 milyon aktif kullanıcıyaulaştıklarını duyurdu.

Instagram’ın kurucularından Kevin Systrom‘un Instagram’ın blogundan duyurduğu bu durumla birlikte Instagram, geçtiğimiz aylarda ortaya çıkan aktif kullanıcı sayısının düştüğüne yönelik dedikodulara da cevap vermiş oldu. Geçtiğimiz ay duyurduğu aylık 90 milyon aktif kullanıcı bilgisinden sadece 1 ay sonra aylık 100 milyon aktif kullanıcıya ulaşan Instagram, sadece 1 ayda aktif kullanıcı sayısına 10 milyon kullanıcı daha eklemiş oldu.

Ayrıca Instagram’da günlük 40 milyon fotoğraf paylaşılıp, saniyede 8.500 beğeni yapılırken, saniyede 1,000 de yorumatılıyor. Siz de Instagram üyesi misiniz? Üye olmayı düşünüyor musunuz?

WordPress tabanlı blogları hedef alan ve geçtiğimiz hafta başlayan saldırılar, 90 bin web sitesini etkiledi. Saldırıların arkasındaki hacker’ların, toplamda 1000 şifreyi karşılarına çıkan her bloğun şifresimi kırmak için denedikleri ve zayıf şifre kullanan sayfalara girdikleri belirtildi.

Mashable sitesinin haberine göre, şifresi kırılan bloglar, daha sonra hacker’ların kontrolüne geçen sitelerin oluşturduğu botnet’lere dahil ediliyor ve bilgileri toplanıyor. Botnet’ler, hacker’lar tarafından ileride düzenlenebilecek daha büyük saldırılar için altyapı oluşturuyor.

KULLANICI ADINIZI DEĞİŞTİRİN!
Mashable, saldırının kesin nedeninin bilinmediğini, hacker’ların özellikle DDoS (denial-of-service) saldırılarıyla WordPress dünyasında karmaşa yaratmak istediklerini belirtti.

WordPress kurucularından Matt Mullenweg, blog kullanıcılarına güvenlik uyarısında bulundu ve hacker’ların ‘kullanıcı adı ve şifresini hiç değiştirmeyen’ blog kullanıcılarını hedefaldığını belirtti.

Mullenweg, “Eğer hala kullanıcı adınız ‘admin’ ise hemen değiştirin. Ayrıca kırılması güç bir şifre seçmeye özen gösterin” ifadesini kullandı.

Mashable, blog sayfası çökenlerin, kullanıcı adı ve şifrelerini değiştirdikten sonra beklemekten başka yapacak fazla bir şeyleri bulunmadığını açıkladı.

Çinli bilim insanları dünyanın en hafif materyalini geliştirmeyi başardı. Kütlesi havanın sadece 6’da 1’i kadar olan grafen aerojel maddesinin, petrol sızıntılarıyla mücadelede çığır açabileceği belirtildi

Çin’in Hangzhou eyaletindeki Zhejiang Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, kütlesi santimetre küp başına 0.16 miligram olan bir madde geliştirdi. Profesör Gao Chao’nun başında bulunduğu araştırma ekibi tarafından geliştirilen grafen aerojel, üretimi son derece kolay olduğu gibi, petrolü emme özelliğiyle öne çıkıyor

Bir jelin sıvı bileşiğinin bir çeşit gaz ile değiştirilmesiyle üretilen grafen aerojel, katı görünüme sahip olsa da son derece düşük bir kütleye sahip. Grafen, karbon atomunun sadece bir atom kalınlığındaki hali olarak biliniyor.

China Daily sitesine konuşan Gao, “karbon aerojel, petrol sızıntıları, su kirliliği ve hatta hava kirliliğinde bizlere çok yardımcı olabilir” ifadesini kullandı.

Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, grafen aerojel, çevre kirliliğine karşı verilecek mücadelenin yanı sıra, enerji depolama yalıtımı ve ses dalgalarını emen bir madde olarak da kullanılabilir.

UNVANI ABD’NİN ELİNDEN ALDILAR
Dünyanın en hafif materyalini üretmek, uzun yıllardır bilim insanlarının amacıydı. ABD’nin California Irvine Üniversitesi ile California Teknoloji Enstitüsü, 2011 yılında yaptıkları çalışmada santimetre küp başına 0.9 miligram kütlesi bulunan nikel aerojel geliştirmiş ve en hafif materyali üretmişti.

Gao ve ekibi tarafından üretilen aerojel ise soğutularak kurutuldu ve bu şekilde karbon nano tüplerdeki nem ve grafem arıtılırken, maddenin bütünlüğü korundu. Böylece ortaya dünyanın en hafif materyali çıktı.

Bir çiçeğin yapraklarını bükmeyecek kadar hafif olan grafen aerojel, görünüme rağmen oldukça elastik ve dayanıklı bir yapıya sahip. Öyle ki, materyal sıkıldığı sakan genleşiyor, yüzeye çarptığı zaman sekiyor

PETROL EMİCİ
Günümüzde petrol temizliğinde kullanılan organik çözücü maddeler kendi ağırlıklarının yaklaşık 10 katı kadar petrol emebiliyor

Grafen (karbon) aerojel ise kendi ağırlığının 900 katı petrol emebiliyor. Dahası, aerojel, organik bileşikleri hızlı bir şekilde çekiyor. 1 gram aerojel, saniyede 68.8 gram organik bileşik emiyor. Bu da denizlerdeki petrol sızıntılarına karşı materyali çok önemli bir temizleyici unsur haline getiriyor

Voyager1 sonunda Güneş Sistemi’nin dışında

1977 yılının 5 Eylül günü uzayın derinliklerine seyahat etmesi için gönderilen Voyager 1, gönderiliş amacını 35 yıldan fazla bir süre sonra bugün itibariyle gerçekleştirdi

Amerikan Uzay Araştırmaları Derneği NASA’nın açıklamasına göre, ilk defa insan yapımı bir araç güneş sistemimizi aşarak derin uzaya ulaşıyor

35 yıldır uzayın karanlıklarında saniyede 17.26 kilometre hızla hareket eden Voyager1, sonunda güneş sistemimizin heliosfer katmanını aşabildi.

Öncelikli olarak, uzak gezegenler olan Satürn, Uranüs, Neptün ve Jüpiter hakkında insanlığın çeşitli bilgiler elde etmesini sağlayan Voyager ‘in üzerinde de altın bir plaka ve o plaka üzerinde Leonardo da Vinci’nin de bazı çizimlerinin olduğu görseller bulunuyor

Birçok Dünya dilinde selam taşıyan ses cihazının yanında, insanlığın “Eğer uzayda bizden başka canlı formları varsa” diyerek Voyager1’e yüklediği mesajlar arasında Türkçe olarak  ‘Merhaba Sevgili Dostlarımız’  mesajı da bulunuyor

Voyager 1′den sorumlu bilimadamı Edward Stone, açıklamasında ”33 yıl önce uzaya fırlatılan bu aracın halen çalışıyor olacağını ve birbirinden ilginç bilgiler yollamaya devam edeceğini kimse tahmin edemezdi.” diyor

Emniyet Müdürlüğü Bilişim Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü, bazı vatandaşların daha ekonomik olduğu için apartmanlardaki komşularıyla ortak internet kullandığını, bunun doğru olmadığını bildirdi. Kablosuz modemlerin şifrelemeyi ve üretici firma tarafından verilmiş yönetim paneli şifrelerinin değiştirilmesinin unutulmaması gerektiği belirtildi.

Daha güvenli bağlantı için kablosuz modemden ziyade kablolu modem tercih edilmesi gerektiğinin vurgulandığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kablosuz (wireless) modem kullanıyor isek; kesinlikle son şifreleme (şu an WPA2) metodu kullanan wireless modem tercih etmeliyiz. Kablosuz modemlerimize mutlaka şifre koyalım. Ancak bu şifre şirketin ilk olarak modemimize tanımladığı standart şifre olmasın. Kablosuz modemlerimizi kullanılmayan durumlarda kapalı tutalım. Güvenli olmayan ya da ortak ağ ortamında gerekmediği sürece parasal işlemler yapmayalım. Güvenliği kuşkulu kablosuz internet noktalarında ya da internet kafelerde gerekmedikçe bankacılık işlemleri ya da online alışveriş yapmayalım. Komşularla ortak şekilde internet kullanmayalım, bir dizi sıkıntıya yol açabilir. Özellikle apartman ve sitelerde yoğun olarak komşular arasında kullanılan ortak internet kullanımının gerçek hat sahibine büyük zararlar verebilir. Kablolu veya kablosuz ortak kullanım olan internetlerde yaşanan tüm olumsuzluklardan internet hattının sahibi 1. derece sorumludur. Cezai işlemler onun adına yapılır. Hat sahibi de böyle bir durumda bunu kendisinin yapmadığını ispat etmesi gerekir. İspat edemezse zanlı konumuna düşer.”

ABD’de gerçekleştirilen bir konferansta, internet yoluyla hayvanlarla iletişim kurmanın olanakları masaya yatırıldı. Özellikle yunusların zekâsı üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Diana Reiss, ünlü İngiliz müzisyen Peter Gabriel, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü profesörlerinden Neil Gershenfeld ve internetin yaratıcılarından Vint Cerf’in katıldığı oturumda, bilim adamları hayvanların iletişim kurma becerilerini aktardı. Hunter Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olarak görev yapan Reiss, yunusların etraflarındaki olayların bilincinde olduklarını ve aynaya baktıklarında gördükleri görüntünün kendilerine ait olduğunu bildiklerini kaydetti. ABD’li profesör, “Ancak bunu yapan tek canlının yunuslar olmadığını düşünüyoruz. Filler, şempanzeler ve saksağanlar da aynada kendilerini seyretmeyi çok seviyor” dedi. İngiliz sanatçı Peter Gabriel da, dünya çapında sayısız müzik adamıyla çalıştığını vurgulayıp, “Pek çoğuyla aynı dili konuşmamamıza rağmen, sadece enstrümanlar yoluyla anlaşıyoruz. Aynı şey neden hayvanlarla aramızda mümkün olmasın” sorusunu sordu. Gabriel daha sonra, org çalan bir şempanzenin video kaydını izleyicilerle paylaştı. Müzik aletini çalmadan önce akort bile yapan şempanzenin yeteneği salonda bulunan herkesi şaşkınlığa sürükledi. Gabriel “Notaları aklında tutuyor. Oktavı da kendisi buluyor” dedi.

FİLLERLE VİDEO-KONFERANS… 
MIT’de görev yapan Prof. Dr. Neil Gershenfeld ise video-konferans yöntemiyle farklı yerlerdeki hayvanlarla bağlantı kurdu. Teksas’taki bir orangutan, Baltimore’da bulunan Ulusal Akvaryum’daki yunuslar ve Tayland’daki filler, kendileriyle konuşan Gershenfeld’e tıpkı birer insan gibi tepki verdiler. Son olarak söz alan Vint Cerf de şimdilik sadece yunusların kullanabileceği bir ekran vasıtasıyla hayvanlar dünyasını da internet alemine katmayı düşündüklerini vurguladı. Cerf, yunusların internette insanlarla iletişim kurabilmeleri için çalıştıklarını söyleyerek, “Sonra sıra diğer hayvanlara da gelecek” dedi.

HAYVANLARIN EİNSTEİN’I
Hayvanlar dünyası içinde insan zekâsına en yakın canlı olarak kabul edilen yunuslar, çabuk öğrenme yeteneklerinin yanında, duygusal zekâlarıyla da dikkat çekiyor. Üzüntü ve sevinçlerini insanlar gibi açıkça belli eden, yas tutan yunuslar, aynaya baktıklarında da kendilerini tanımlama özelliğine sahip. Kimi bilim adamları yunusların beyninde “sıfır” konsepti bulunduğunu ve neredeyse insana yakın zekâdaki bu hayvanların “insan olmayan birey” olarak kabul edilmeleri gerektiğini vurguluyor.

nokia-telefon

 

İspanya’da düzenlenen MWC fuarında Windows Phone 8 işletim sistemli popüler Lumia serisinin iki yeni üyesi Lumia 520 ve Lumia 720′yi tanıtan Nokia, seriye klavyeli bir model eklemeyi düşünmediklerini açıkladı. Firma yöneticilerinden Jo Harlow yaptığı açıklamada, QWERTY klavyeli modeller talep eden belirli bir kullanıcı kitlesi olduğunu, bu tercihe anlam veremeseler bile bir şekilde tatmin etmeye çalıştıklarını ama Lumia serisinde bu tür model olmayacağını belirtti.

QWERTY klavyeyi neredeyse marka sembolü haline getirmiş olan BlackBerry’nin dahi tamamen dokunmatik arabirimlere yöneldiği günümüzde, klavyeli akıllı telefonlara ne kadar ihtiyaç olduğu tartışılır. Anlaşılan Nokia, bu yönde anlamlı bir talep olduğu sürece bir şekilde karşılık vermeye çalışacak ama dokunmatik ara birimler eninde sonunda endüstri standardı haline gelecek

 

Hürriyet

Almanya‘da bir grup araştırmacı, Android işletim sistemli smartphone cihazları hacklemenin ilginç bir yolunu buldular. Samsung‘un Galaxy Nexus adlı cihazında başarıyla gerçekleştirilen testte, ekran şifresi ile korunan ve dahili hafızası da şifrelenmiş olan bir smartphone cihazdan veri almanın mümkün olduğu gösterildi. Bunun için yapılması gerekenler ise cihazı ani bir biçimde soğutmak ve aktif hafızayı USB üzerinden başka bir cihaza aktarabilecek bir yazılım kullanmak.

Erlangen Üniversitesi’ndeki araştırmacıların kullandıkları yöntem, RAM hafızasının düşük ısılarda daha uzun süre okunabilmesine dayanıyor. Bu yöntem aslında PC’lerde işe yaradığı bilinen ve 2008 yılında başarıyla kanıtlanmış bir testin smartphone cihazlara uygulanmasından ibaret. Araştırmacılar bu deneyde açık haldeki ama ekran şifresi ile korunan bir telefonu önce bir soğutucuya koyarak hızla -15 derece civarına dek soğutuyorlar. Sonrasında ise cihazın USB portuna veri aktarım yazılımını çalıştıracak bir bilgisayar bağlıyorlar. Bu aşamada cihazın bataryası çıkartılır ve hızlı yeniden başlatma modunda (güç tuşuna ve ses ayar tuşuna aynı anda basılarak gerçekleştiriliyor) cihaz yeniden başlatılırsa USB üzerinden veri aktarımı mümkün hale geliyor.

Deneyi gerçekleştiren Tilo Mueller ve Michael Spreitzenbarth, RAM’in içeriğini anında kaybetmediğine ve 30 derecede bu işlemin 1 veya 2 saniye sürdüğüne oysa daha düşük ısılarda bu sürenin 4-5 saniyeye çıkabildiğine dikkat çekiyorlar. Araştırmacılar RAM’den aktarılan veriler arasında cihazın dosya şifreleme verisinin de olduğunu ve bu sayede smartphone cihazdaki şifrelenmiş verileri de okuyabildiklerini açıklamaktalar.

Uzmanlar, cep telefonlarının genelde kapatılmadıklarını ve herhangi bir hırsızlık vakasında da açık halde kaldıklarını söyleyerek Android cihazlardaki bu güvenlik açığına dikkat çekmekteler. Yöntemin adli bilişimde de kullanılabileceği söyleniyor. Uzmanlar bu deneyin kontrollü bir test laboratuvarında yapıldığını söyleyerek kullanıcılara evde benzer denemeler yapmamaları uyarısında da bulunmaktalar.

2012DA14 dünyayı teğet geçti

Yorum Yok, Kategori(ler): Genel. Yazar: admin

190 bin tonluk bir göktaşı Dünya’yı sıyırdı.

Olimpik yüzme havuzu büyüklüğündeki asteroit dün Türkiye saatiyle 21.24′te dünyanın yakınından geçti. Dünya ve uyduların arasından bin kilometre hızla geçen asteroiti NASA’nın saniye saniye izlediği belirtildi

Astronomlarca 2012 DA14 olarak adlandırılan, olimpik yüzme havuzu büyüklüğündeki asteroit, Dünya’yı teğet geçti. Amerikalı astronomlar, genişliği 46 metre olan astreotin, dün Dünya’nın yakınından geçip gittiğini açıkladı. Rusya’daki meteor yağmurunun ardından DA14 adı verilen göktaşının Uluslararası Uzay İstasyonu ve uydularla dünyanın arasından saatte bin kilometre hızla geçip gittiği bildiriliyor. Dünyanın 27 bin kilometre uzağından geçen göktaşının güzergahında 100 dolayında uydu bulunuyordu.

ENDONEZYA’DA YAKINLAŞTI
Göktaşının geçişi NASA tarafından saniye saniye izlendi. Kasım ayında da büyük bir göktaşının dünyanın yakınından geçmesi bekleniyor. Astronomlar, genişliği asteroitin Dünya’ya en yakın konumuna, TSİ 21.24′te Endonezya üzerindeyken geldiğini belirtiyor. Planetary Society adlı bilimsel kuruluşun üst yöneticisi Bill Nye, CNN televizyonuna yaptığı açıklamada, 27 bin 700 kilometrelik mesafenin Dünya’nın Güneş etrafındaki yörüngesinde sadece 15 dakikalık bir zaman dilimini temsil ettiğini belirterek, asteroitin 15 dakika kadar daha önce gelmiş olması durumunda çarpışmanın kaçınılmaz olacağına dikkati çekmişti. Asteroit 22 Şubat 2012′de, İspanya’nın güneyinde, Granada kenti yakınında bulunan, La Sagra Gökyüzü Araştırma adlı gözlemevince belirlenmişti. Asteroiti gözlemleyen astronomlardan Jaime Nomen yaklaşık 1 yıl önce asteroitin bulunmasının ardından yaptığı açıklamada, ilk hesaplamaların, Güneş etrafındaki dönüşünü 366,24 günde tamamlayan astroitin yörüngesinin Dünya’nınkine çok yakın olduğunu gösterdiğini söylemişti.

YAKINDAN İZLENECEK
Çarpma riski bulunmamasına karşın, asteroitin Dünya’ya bu kadar çok yaklaşması astronomlara, asteroiti daha yakından izleme ve Dünya ve Ay’ın çekim gücünün asteroit üzerindeki etkilerini hesaplama fırsatı verecek. ABD’nin California eyaletinde, Mojave çölündeki NASA’ya ait Goldstone radarı astroiti geçisi sırasında izledi. Radar yüzeyi, özellikleri ve yapısı hakkında bilgiler toplamaya çalışacak.

1908 YILINDA BENZERİ DÜŞTÜ
2012 da14′e yakın büyüklükteki bir cismin 1908′de Rusya’nın Sibirya bölgesinde bulunan Podkamanennaya Tunguska gölüne düşmesi sonucu, Moskova’nın yüzölçüme denk gelen 2150 kilometre karelik bir alanda 80 milyon ağaç yok olmuştu. Görgü tanıkları, şans eseri olarak yerleşim yerlerinden uzaktaki bir bölgeye düşen nesnenin yarattığı şok dalgasının, merkez üssünden yüzlerce kilometre mesafedeki evlerin camlarının kırılmasına yol açtığını belirtmişlerdi. Asteroit ile aşağı yukarı aynı büyüklükte olan bir başka gök cismide bundan 50 bin yıl kadar önce ABD’deki Arizona çölüne düşmüştü.

Sosyal medya devi Facebook bu kez de arkadaşlarının içeriklerini paylaşanlardan para alacak.

Facebook’un bir süredir konuşulan ücretli mesaj servisi çok tartışılmış ve “Facebook para kazanmak için her yolu deniyor” yorumları yapılmıştı. Zira kullanıcılar artık kişi listesinde olmayanlara mesaj atmak istediğinde Gelen Kutusu’na ulaşmak için 1 dolar ödemesi gerekiyordu.

Bu mesaj ücretinin öncesinde ise kullanıcıların ücret ödeyerek iletilerini paylaşabileceği bir özellik hizmete girdi. Böylece kullanıcılar artık paylaşımlarını tüm arkadaş listesinin ekranına getirebiliyor. Normal paylaşımlarda (ücretsiz olanlar) paylaşılan herhangi bir içeriği arkadaş listesinin sadece bir kısmı görebiliyor.

Son olarak ise Facebook bu kez “arkadaşının içeriğini paylaş” özelliğini ücretli hale getiriyor. Örneğin arkadaşınız bir içerik paylaştı. Eğer bu içeriği kendi arkadaş listenizde herkesin görmesini istiyorsanız artık ödeme yapmanız gerekecek ve bir anlamda kullanıcılar arkadaşlarının paylaşımlarını yayarak onlara yardımcı olacak.

Henüz test aşamasında olan hizmetin ne zaman yayınlanacağı bilinmezken, Facebook’un başka hangi özellikleri paralı hale getireceğini ise merakla bekliyoruz.